31.07.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün beş şarkılık listemiz için tam 40 yıl öncesine 1977 yılına gidiyoruz. Punk'ın 1976 yılında müzik hayatımıza girmesiyle, birçok grup bir yıl sonra adeta punk sahnesini işgal etmişti. Zaten punk basit bir çözüm yolu sunuyordu: "Bir gitar kap ve kendini ifade et." O zaman 1977 yılında çıkan albümlerden seçtiğim şarkılar ile müzik yolculuğuna başlayalım.

Müziğin hiç susmaması umuduyla, hepinize Mutlu Pazartesiler..

The Clash - White Riot

Punk denince isimleri hep haksızca hep Sex Pistols'ın ardından anılan The Clash, punk'ın yıkılıcılığından ziyade, sivri dilli şarkıları ve akılda kalıcı müzikal yapısıyla dikkatleri çekmiştir. Joe Strummer, Mick Jones ve Paul Simonon bu 14 şarkılık çıkış albümlerini sadece üç haftada kaydetmişti. Albümün en özel yanlarından biri kuru gürültü slogan çığırıcılığı yerine farklı müzik türlerini, kendi sound'larında birleştirmesiydi. Özetle bu albüm sadece punk etiketi altında ezilmeyen bir grubun doğuşunu müjdeliyordu.




Wire - Three Girl Rhumba

Pink Flag hala punk'ın demirbaş albümlerinden biri kabul edilir. 21 şarkıyı 30 dakika gibi bir süreye sığdıran bu albüm kısa ve öz müzik nasıl yapılır sorusunun cevabı gibidir. Pink Flag bu albümle punk rock şablonunu aşırı uçlara taşıyordu. Daha sonraki albümlerinde post-punk'ın etkisi daha fazla hissedilen Wire zaman zaman tekrar bir araya gelip sessiz sedasız albümler yayınlamaya devam ediyorlar. Ayrıca Elastica grubunun 1994 tarihli Connection şarkısında Three Girl Rhumba'yı kullandığını dip not olarak belirtelim. Serdar Ortaç kardeşimizinde 1997 tarihinde yaptığı! Nereye şarkısında Elastica'nın 2:1 şarkısını arakladığını başka bir dip not olarak belirtelim.



Talking Heads - Psycho Killer

New York'ta İskoç kökenli David Byrne önderliğinde kurulan Talking Heads, özellikle canlı performansları sayesinde CBGB camiasının en çok seyirci toplayan gruplarından biriydi. 1977 yılında yayınlanan Talking Heads:77 albümü funk, punk ve disko müzik unsurlarını çok başarılı bir şekilde aynı potada eriyordu. Zaten ünlü müzik dergisi Rolling Stones onları Peter Gabriel'la birlikte 1977'nin en umut verici yeni grubu seçmişti. Psycho Killer şarkısı bir rivayete göre ünlü seri katil Ted Bundy'den ilham alınarak yazılmıştır. 




Suicide - Ghost Rider

İşte müzik tarihinin iki kişilik dev kaotik orkestrası. İlkel bir davul makinası, Martin Rev'in fuzz efektli orgu ve Alan Vega'nın blues haykırışları. Brookklyn’li Alan Vega ve Bronx’lu Martin Rev ikilisinden oluşan Suicide ucuz aletlerle rockabilly ve elecktronik müziği muhteşem bir şekilde harmanlayarak kaotik deneysel seslere ulaşıyorlardı. Bu kaotik ses harmonikasını Alan Vega’nın karanlık vokali ve nihilist bir sahne şovu bütünlüyordu. 1977 tarihli bu ilk albüm Dadaist akımın etkisi altında hipnotik bir sound sunuyor bizlere. Bu bağlamda dar anlamda punk sınırları, geniş anlamda tanımsız çizgi ötesi bir galaksiden yaşam hakkında kısa hikayeler anlatıyordu. Bütün bunlara kanlı bıçaklı imgelerle dolu bir albüm kapağını eklediğiniz zaman ortaya zamansız bir müzik çıkıyordu. Yıllar sonra MIA'nın Ghost Rider'ı Born Free isimli şarkısında kullandığını hatırlatalım. 




Television - Marquee Moon

Television CBGB camiasının ticari anlamda an başarısız grubuydu. 1977 tarihli  Marquee Moon kısa bir tanımla benzersiz bir gitar albümüydü. 1960'lara sırtını dayamış bu albüm özellikle eleştirmenler tarafından çok beğenildi. Albüme ismini veren 11 dakikalık Marquee Moon şarkısı ise bu herifler neler yapmış diyenler için uzun bir özet tadında. Müzik tarihinin yeterince hakkı verilmemiş gizli hazinelerinden biri Television olurdu diyerek konuyu kapatıyoruz.




BONUS: Sex Pistols - God Save The Queen

Her ne kadar müzikal anlamda doyurucu bir zenginliğe ulaşamamış olsalarda punk tarihinin özeti tek bir şarkı olsa sanırım God Save The Queen olurdu.  Ülkenin yaşadığı on yıllık huzursuzluk içinde, gri sokaklarda dolaşan işsizler ordusu, gülmeyi unutmuş bir toplum ve Sex Pistols'un bacak arasına attığı sert bir tekme. Sözlerinden, klibine, piyasaya sürülme zamanına kadar tek kelimeyle punk. 1976 sonbaharında 'No Future' adıyla yazılan şarkının ilk demosu Ocak 1977'de yapılmış ve God Save The Queen adıyla kraliçenin tahta çıkışının 25.yıl kutlamalarının arifesinde , 'alternatif milli marş' olarak piyasaya çıkarılmıştır. Şarkı gördüğü tepkiler üzerine plak şirketi tarafından toplatılmış, grupla yapılan sözleşme de feshedilmiştir. Fakat Mayıs 1977'de kraliçenin gümüş yılı kutlamalarından bir ay önce tekrar piyasaya sürülen şarkı, BBC ve medyanın sansürüne rağmen listelerde birinci sıraya oturmuştu. Bir ulusun gençliğinin öfke ve acı dolu yıllarının özeti...


19.06.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

"Can Yücel"

Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. Beş listelik şarkımızın konusu Babalar Günü'ne ithafen babalı şarkılar. Müziğin hiç susmaması umuduyla;

Hepinize Mutlu Pazartesiler.


Cat Stevens - Father and Son



Fikret Kızılok - Ama Babacığım



Mogwai - My Father, My King



Cem Karaca - Baba



Nekropsi - Baba



BONUS: Son şarkımız bir başka babadan. Arabeskin babası Müslüm Gürses söylüyor. "Hangimiz Sevmedik"

22.05.2017

Hüzün ve Şiddet


Gitar parçalama rutini kaza eseri başladı. Kopenhag’da çalarken beni sahneden aşağı çektiler. Her şey harika gidiyordu. Gitarımı sahneye fırlatıp sahneye geri atladım. Gitarımı yerden aldığımda ortasında bir çatlak oluşmuştu. Tepem attı ve lanet şeyi parçaladım. Seyirci çıldırdı -’kayıp akort’u bulmuştum sanki. Bu sadece gösteri amaçlı değil, izah edemeyeceğim bir duygu. Annen baban seni izlemediğinde içinden geleni yapmak gibi…


İçimdeki kötü parçaların dışavurumu belki. Yani ne kadar tatlı ve sevimli olursan ol, derinde bir yerde kara ve çirkin şeyler var. Ben benimkileri sahnede dışavuruyorum, böylece kimsenin canı yanmıyor. Bu, seyircinin de yararına. Sistemlerindeki bütün o şiddeti açığa çıkarıyoruz. Biz şiddet içeren müzik çaldığımızda onların içindeki şiddet de açığa çıkar. Bunu birbirimizin kafasını patlatarak yapmayız, ipeksi bir şiddettir bu daha çok. Yani, hüzün de şiddet içerebilir...

Sıfırdan Başlamak: Benim Hikayem "Jimi Hendrix"

16.05.2017

Postmodern hayatın fon müziği: Boards Of Canada


İskoçya'nın kuzey sahillerinden pastoral bir yaşam formunun modern hayata yansımış muğlak hallerinden biri Boards Of Canada müziği. Marcus Eoin ve Michael Sandison ikilisinden oluşan Boards Of Canada'nın yapmış olduğu müziğin net bir tarifi olmasada şöyle tanımlamayı deneyelim: Brian Enovari ambiant melodilerin, deneysel down tempo ritimlerle süslenerek IDM müziğin hippie hali. Post-apocalyptic düşler.

Eoin ve Sandison ikilisi henüz çocukken müziğe ilgi duymaya başlamışlar. Hatta Sandison henüz dokuz yaşında bir grup kurup kendince sintisayzırlar ve davulla deneysel müzik yapmaya girişmiş. Grup ismini ise National Film Boards Of Canada isimli bir film yapımcısı bir şirketin yaptığı belgesel ve film müziklerinden etkilenerek almış. BOC'nın ilk resmi çalışması kendi plak şirketleri olan Music 70'ten çıkan "Twoism" isimli albüm. Özellikle İngiltere'de Phoenix Festivali'inde Autechre öncesinde yaptıkları açılış elektronik müziğin kutsal mekanı Warp Records'ın dikkatini çekmişti.



Warp etiketiyle yayınladıkları "Music Has The Right To Children" akıllara durgunluk veren bir çalışmaydı. Albümü ilk dinlediğim anı hatırlıyorum da. Bu eşsiz müziği tarif etmeye bir tanım bulamamıştım. İskoçya'nın rüzgarlı kıyılarında yankılanan o sesler ruhuma işlemişti.

Bir şehir efsanesine göre BOC müziklerinin içinde işleyen gizli bir algoritma ile dinleyicilere bir takım mesajlar veriyorlarmış. Kimbilir belki de o harika albümlerin büyüsüne kapıldığımıza göre bunda bir gerçeklik payı olabilir.

15.05.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün 5 şarkılık listemizin konusu en kutsal varlıklarımızdan biri olan Anne'ler. Anne çocuk ilişkisi babaya göre daha duygusal bir bağ içeririr. Çünkü onlar babalar gibi duygularını içine gömüp, kaçak dövüşmezler. Bütün sıkıntılarını, dertlerini, acılarını, sevinçlerini annelerle paylaşmak güzeldir. Gidersin ona sımsıkı sarılırsın ve o an herşeyi unutursun...

Murat Menteş yıllar önce yazmış olduğu bir yazıda ne diyordu;  

“Neden böyle oldu? Türkiye’de niçin her yerde erkekler boy gösteriyor? Hep erkeklerin sesi duyuluyor. Memleketin üç tarafı testosteron deniziyle çevrili sanki. Burası bir yurt yuva mı, yoksa çakal panayırı mı? Bir anne tembihine, nine nasihatine, bacı öğüdüne, sevgili ikazına, bir kadın tebessümüne, jestine, sesine hasret kaldık. Türkiye’nin gök kubbesinde hoş seda filan yok. Böğürtüler, hırıltılar, zırıltılar yankılanıyor. Bu artık erkek egemenliğinden öte bir şey. Herif tahakkümü, hödük tasallutu, hanzo taziri. Kadınların gülümsemediği bir ülkenin erkekleri cesur olamaz…”

Son olarak bilim insanlarının yapmış olduğu araştırmalara göre erkekliği belirleyen Y kromozonu ölüm sürecine girmiş durumda. 5 milyon yıl içinde de tamamen yok olacağı belirtiliyor. 3 milyon yıl önce Y kromozomu üzerinde bin 400 gen bulunduğunu, ancak günümüzde gen sayısının 45'e indiğini açıklanıyor. Yani Y kromozonu giderek kısalıyor. İngiliz bilim adamı Bryan Skyes'in "Kadınla karşılaştırıldığında birçok eksiği bulunan erkek, genetik bir çöp" yorumu ise erkeklere son darbeyi vuruyor.

O zaman son söz yine müzikte olsun. Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Yaşar Kurt - Anne



Umay Umay - Şeker Anne



3 Hürel - Ağlarsa Anam Ağlar



Zeki Müren - Annem



Ahmet Kaya - Hani Benim Gençliğim



BONUS: John Lennon - Mother

8.05.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Günlerden yeni bir Pazartesi ve yine müzik diyoruz. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu "isimli" şarkılar. Elbette bu katagoriye giren tonlarca şarkı olabilir. O yüzden benim seçtiklerim ilk aklıma gelenler diyerek konuyu kısa kesiyorum. İnsanoğlu doğuyor, sonra bir ismi oluyor ve garip bir hayat yolculuğuna çıkıyor. Kimisi insana yakışır bir şekilde hayat sürüyor, kimisi rezilce dünyayı kirletiyor. Ne diyordu Bilge Karasu bir kitabında; 

"Biz zamanlar kediymişim ben Haluk. Sonra, herhalde kediler arasında işlenebilecek en büyük suçu işlemişim ki dünyaya bir daha gelişimde insan olmak cezasına çarpılmışım."

Çevremizi ve kalplerimizi temiz tutmak umuduyla, hepinize Mutlu Pazartesiler...

Seyyal Taner - Leyla

"Mecnunun dilinden dinledi bütün dünya
Leyla Leyla diye inledi bütün dünya
Zamandır bu değişti
Ne çöl kaldı ne sahra
Kendine mecnunsuz bir yol seçti Leyla..."

Seyyal Taner, pop müziğin sahne kısmını bütünüyle dolduran nadir yorumculardan birisi oldu. Birbirinden önemli müzisyenler ve dansçılarla çalıştı. Onun için bu ülkenin Tina Turner'ı desek yanlış olmaz sanırım. Bu şarkı Seyyal Taner'in 1986 yılında yayınladığı Leyla ismini taşıyan ikinci albümünde yer alıyordu. Sözleri ve bestesi Olcayto Ahmet Tuğsuz'a ait olan şarkı, klasik Leyla ve Mecnun hikayesine modern bir yorum katarak feminist mesajlar içeriyordu. "Artık devir değişti tabi Çelik'de değişti." Pardon yanlış şarkı, doğrusu şöyle olacaktı. "Mecnunu unuttu zamana uydu Leyla..."



Grup Vitamin - İsmail

"İsmail mutfakta biri mi var?"

İsmail için, bir dönem fırtına gibi esen Grup Vitamin'in en bilinen şarkısı desek yanlış olmaz sanırım. Babasının ismi İsmail olan nice yurdum genci, her babalarına kızdıklarında evlerde bu şarkı yankılandı. İnternet çağının yükselişe geçtiği dönemlerde yine girişimci yurdum insanı, açtıkları internet kafelerin ismini "İs-mail" şeklinde yaratıcı bir çözümle şenlendirdiler. Güzel günlerdi. Burası çok kasıyor MSN var mı?




MFÖ - Ali Desidero 

İşte nev-i şahsına münhasır bir kişilik Ali Desidero. Mahallenin bıçkın delikanlısı Ali Desidero, farklı kulvarlarda yarışan bir kıza abayı yakar. Ali kıza bir klark çeker kahvedekiler ıNıNıN derler ve olaylar gelişir. Sonuç mu? Bu işler narin bugün olmaz Ali belki yarın... 




Khaled - Aicha

Bir dönem çok popüler olan Rai müziğin önemli temsilcilerinden biri olan Khaled, 1980'lerde Cezayir'de parlamış, dünya çapındaki ününü ise 90'lı yıllarda Fransa'da yakalamıştır. Aicha isimli bu romantik şarkıda Khaled, eşsiz bıyıkları ve davetkar gülüşü ile hayatının kadınına telekinetik mesajlar gönderiyordu. "Gel evimin kadını ol." Elbette yurdum sanatçıları da bu şarkıya kayıtsız kalmadı. Mutaf isimli Nicolas Cage'e benzeyen dokturumuz şarkının üzerine türkçe sözler yazarak eseri millileştirdi.




Sezen Aksu - Sultan Süleyman

Süleyman Türk müzik tarihinde şarkılarda çok kullanılan bir isim oldu. Barış Manço 'Süleyman', Fikret Kızılok 'Süleyman Hep Başbakan' diye şarkılar yaptı. Sezen Aksu olaya biraz farklı bir boyuttan bakarak Bu dünya ne sana, ne de bana kalmaz diyerek fani dünyaya selam çaktı. Sözleri Aysel Gürel'e, bestesi Onno Tunç'a ait olan bu klasik yıllar sonra Mabel Matiz tarafından tekrar yorumlandı.




BONUS: İlhan İrem - Ali Veli Maria

Ali tamam, Veli'de yabancı değil ama Maria kim? Gizli bir aşk üçgeni mi? Gizemli yaşamı ve fanatik hayran kitlesiyle bir efsane olan İlhan İrem, Ali Veli Maria diyerek sanırım dünya vatandaşlığına ve insanlığa dikkat çekiyordu. İlhan İrem albümlerinde genellikle şöyle bir not olurdu;

Sevecenler, İrem Bağı'na gönderdiğiniz bütün mektuplar, İlhan İrem tarafından okunmakta ve sanatçının özel arşivinde saklanmaktadır. İlhan İrem, seslenişlerinizi mutlaka yanıtlayacaktır. Işık ve Sevgiyle...

O zaman son söz olarak; sevecenler başka şarkılarda tekrar karşılaşmak umuduyla ışık ve sevgiyle kalın. Seslenişleriniz mutlaka cevaplanacaktır.


3.05.2017

Anadolu Pop


Herşey 1964 yılında Yugoslavya'da düzenlenen Balkan Melodileri Festivali ile başladı. Türkiye adına yarışan Erol Büyükburç, Tanju Okan ve Tülay German'dan oluşan ekip, milli orkestra eşliğinde türkülerimizi batı enstrümanlarıyla yorumlayarak birincilik kazandılar. Festivalde Tülay German'ın söylediği Burçak Tarlası'nın büyük beğeni kazanması üzerine plak olarak basıldı ve çok iyi satış rakamlarına ulaştı. Bu süreç bizim topraklara ait yeni bir müzik türünün doğuşuna neden oldu. Yerli melodilerin batı enstrümanlarıyla yorumlanan bu türün isim babası ile Moğollar oldu. "Anadolu Pop"


1.05.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün 1 Mayıs. İşçi ve Emekçi Bayramı. 5 şarkılık listemizin konusu günün anlam ve önemine uygun şarkılar. Unutmayın ki insan emeği dünya üzerindeki en kutsal değerlerden bir tanesi. Fakat günümüzde çivisi çıkmış bozuk düzen yüzünden emek, sevgi, saygı gibi değerler ayaklar altına alınıyor. İnsanların sömürülmediği, hakkın, hukukun ve adaletin hüküm süreceği bir dünya umuduyla şöyle diyelim: "Sevgi neydi, sevgi EMEK'ti !"

Müzik hiç susmasın, hepinize Mutlu Pazartesiler... 

Cem Karaca - Tamirci Çırağı

Cem Karaca bu şarkı ile sınıfsal çatışma kadar, karşılıksız bir aşkın hikayesini anlatıyor. Tamirci çırağı arabasını tamire getiren zengin kıza bir bakışta vurulur. Ama bir araya gelmeleri asla mümkün değildir. Sınıfsal farklılıklar, karşılıksız aşk geriye tek bir şey kalıyor zaten. İşçisin sen işçi kal.




Alpay - Fabrika Kızı

"Makinalar diken gibi batar her gün kalbine, yün örecek elleri her gün ekmek derdinde..."

Söz ve müziği Bora Ayanoğluna ait olan Fabrika Kızı, Alpay'ı meşhur eden şarkı olarak bilinir.  Aslında Fabrika Kızı bir dönem şarkısıdır. 80'li yıllarda yaşanan hızlı sanayileşme ve ucuz iş gücüne doğru alınan yol. Fakat Neo Klasik İktisat'çılara inat fabrika kızı hayal kurmaya devam eder, tüm insanlar gibi...



Cem Karaca - Yoksulluk Kader Olamaz

"Yoksulluk kader olamaz kader değildir
firavunlar bile böyle gaddar değildir."

1977 tarihli Cem Karaca ve Dervişan imzalı Yoksulluk Kader Olamaz, hem sağlam bir progressive rock albümü olması hem de politik sert sözleriyle dikkat çekiyordu. Gerçekten yoksulluk bir kader midir?



Cartel - Hani Bana Para

"Herkesin aklındaki tek şey para
İnsanlık bile döndü karaborsaya
Var da ona, buna, sana
Yok mu bana?
Şimdi kes tantanayı
Hani bana para?"

İlk parayı kim buldu? Bize öğretilen tarihe göre ilk madeni parayı Lidyalılar kullandı. Moğol kağanı Kubilay Han ise madeni para yerine kağıt parayı cebren kullanmaya zorladı. Sonrası çorap söküğü gibi devam etti. Para için yaşayan, para için tüm değerleri ayaklar altına alan yozlaşmış bir dünya düzeni kuruldu. Kıtanın biri açlıktan ölürken, bir diğer kıta yedikleri fazlalıklardan kurtulmaya çalışıyordu. Oysa ki bu dünya kimseye kalmıyordu. Ne sultanlara, ne fivavunlara ne de karunlara. Yaşadığı tüm şehri mezarına gömen Çin imparatorlarına bile. Geriye sadece biraz taş ve kemik parçası kalıyor sadece...



Marianne Faithfull - Working Class Hero

Bu John Lennon şarkısı, yeni dünya düzenine isyanın bir marşı haline geldi. Onlarca isim bu şarkıyı tekrar yorumladı. Bu yorumlar içinde en beğendiklerimden bir tanesi  Marianne Faithfull'un yapmış olduğu. Şarkının sözleri ise çoğu entellektüel laf kalabalığından daha vurucu.

30.04.2017

Blue Cheer - Vincebus Eruptum


Bugün tozlanmayan albümler köşesinde 1968 yılına uzanıyoruz. San Francisco kökenli Blue Cheer, çok güçlü bu ilk albümleriyle The Stooges'dan Led Zeppelin'e, heavy metalden, eksperimental punk'a kadar geniş bir yol açtılar. Hatta onlar için tarihteki ilk heavy metal grubu denir. 60'lı yıllarda sayısız garaj grubunun sesleri duyulmasına rağmen, hiçbiri Blue Cheer kadar temelleri sarsıcı bir derinliğe sahip olmamıştı. Grup ismini LSD'nin bir türünden alıyordu ve bu bir çamaşır deterjanı markasıydı. 

Toplam süresi 33 dakika civarında olan albüm, dört özgün şarkı ve iki cover içeriyordu. Sesin sınırlarını zorlamak konusunda tavizsiz olan gruba, "Tanrı'dan daha yüksek sesli" lakabı takılmıştı. Blue Cheer, elbette müzik tarihinin en baba müzisyenlerinden değildi, fakat doğaçlama solo atakları, kontrol mekanizmasının sınırlarını zorlamaları ve müzikal derinlikleri onları başka bir noktaya yerleştiriyordu. Ne diyordu grup üyelerinden Dickie Peterson "Rock'n'roll, yüzde 10 teknik ve yüzde 90 tavırdır. Doğru bir tavırla bir nota basarsanız, hiçbir tavır olmadan çalınmış, 60 notadan daha fazla etki uyandırır."


28.04.2017

Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan


Eğer hasta olmak istemiyorsan, Duygularını anlat...Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!

Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir! Eğer hasta olmak istemiyorsan… Karar Vermelisin.. Kararsız kişi güvensiz,endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Eğer hasta olmak istemiyorsan "Olduğundan Farklı Yaşama."

Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır. Eğer hasta olmak istemiyorsan. Kabullen. Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.


Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. …Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir. Eğer hasta olmak istemiyorsan. Çözümler Bul. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı...

Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan. Güven. Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. güven olmadan, bir ilişki de olamaz. Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan. Hayatı Üzgün Yaşama. Mizah. Kahkaha. Huzur mutluluk Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. "İyi mizah bizi doktorun elinden korur". Mutluluk sağlık ve terapidir.

"Dr. Dráuzio Varella"


İşte Hayat


 
"Uzun zamandan beridir hayatın 'gerçek hayatın' başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."

Alfred D. Souza

26.04.2017

Yavaşlık


"Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti böyle? Ah nerede şimdi geçmişin aylakları? Halk türkülerinin tembel kahramanları neredeler, bir değirmenden ötekine sürüklenip duran, açık havada yıldız palasta uyku çeken şu serseri tayfası nerede şimdi? Kır yollarıyla, çayırlarıyla, harman yerleriyle, doğa güzellikleriyle nereye gittiler? Bir Çek atasözü onların tatlı aylaklıklarını şöyle tanımlar: Tanrının pencerelerini seyrediyorlar...."

Milan Kundera, Yavaşlık

24.04.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Müzikal açıdan çok zengin olan Türkiye coğrafyasında yıllar içerisinde birbirinden güzel albümler yayınlandı. Zaman zaman en iyi albümler listesi oluşturuldu. Son olarak müzisyenler, yorumculardan, eleştirmenler ve prodüktörlerden oluşan 100 kişilik bir jüri Türkiyenin en iyi 100 albümünü seçti. Bugün 5 şarkılık listemizin konusu, bu 100 albüm sıralamasında ilk beşe giren albümlerden seçtiğim şarkılar. Listenin tamamı için sizleri şöyle alalım.

Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler...

1- MFÖ - ELE GÜNE KARŞI YAPAYALNIZ



2- BÜLENT ORTAÇGİL - BENİMLE OYNAR MISIN?



3- SEZEN AKSU - SEN AĞLAMA



4- LEVENT YÜKSEL - MED CEZİR



5- SEZEN AKSU - GÜLÜMSE



BONUS: BARIŞ MANÇO & KURTALAN EKSPRES - YENİ BİR GÜN

1979 tarihli Barış Manço ve Kurtlan Ekspres ortaklığına dayanan bu muhteşem albüm kesinlikle ilk onda yer almayı hakediyordu.

13.04.2017

INmusic Festival


Malum yaz yaklaşıyor. Yaz demek diğer bir anlamda festival sezonu demek. Özellikle Avrupa'nın birçok şehrinde birbirinden güzel müzik festivalleri düzenleniyor. Hem güzel bir şehirde konaklamak ve kaliteli müzisyenleri dinlemek isteyenler için Zagreb'te düzenlenen INmusic çok güzel bir alternatif. 2016'dan beri devam eden ve The Times'ın En İyi Avrupa Festivalleri listesinde yer alan INmusic Festival'de bu yıl Arcade Fire, Kings Of Lean, Kasabian, Alt-J, Michael Kiwanuka gibi önemli isimler yer alıyor. Daha fazla bilgi için sizi şöyle alalım.

19-21 Haziran tarihlerlerinde bir göl adasında gerçekleşecek festival ayrıca kamp alanında konaklama imkanıda sağlıyor. Umarım orada karşılaşırız diyerek, son sözü müziğe bırakıyorum.

13.03.2017

Uzelli Psychedelic Anadolu


Bugün çok değişik bir plağı tanıtmak istiyorum. "Düşündük, taşındık grubumuzun ismini Zor Beyler olarak koymaya karar verdik. Bağlamada Cudi, davulda Ayzer, solo gitarda Serdar, basta Panço, orgda Ceyhun ve bendeniz Ümit. Geldik sizlerin karşısına" diyerek açılışı yapan plak, Uzelli firması tarafından 70’lerin 80’lerin henüz keşfedilmemiş seslerini sunmak amacıyla hazırlanmış. 

Firmanın resmi sitesinde Uzelli hakkında şöyle bir açıklama bulunuyor. "Muammer ve Yavuz Uzelli tarafından 1974’te Frankfurt’ta kurulan Uzelli şirketi, yıllardan bu yana dinleyicilere en güncel müziği sunmak için çalışmaktadır. Ticarete başladıktan kısa bir sure sonra kaset yapım şirketine dönüşen Uzelli binlerce kaset kaydına imza atmıştır. Uzelli, Avrupanın bir çok ülkesinde ve özellikle de Almanya’da yaşayan Türk işçilerine odaklanarak günlük hayatlarının fon müziklerini kendilerine ulaştırmış ve en önemli yapım şirketlerinden biri haline gelmiştir. Uzelli, kitle müzik pazarında yer almadan ve genel olarak küçük semt dükkanlarından ya da gazete ilanları aracılığıyla satış yaparak müziği ihtiyacı olan her kesimden insana ulaşmayı başarmıştır. Uzelli dinleyici trendlerini ve beklentilerini takip etmekle beraber Türkiye’deki halk ve popüler müziği de kısmen yönlendirmiş ve yeni trendlere yol açmıştır.

Uzelli, piyasadaki beklentiyi karşılamak adına, açılışından kısa bir süre sonra 1977 yılında Türkiye’nin ilk entegre kaset fabrikasını kurarak, Türkiye’nin en büyük ‘popüler müzik’ kaseti üreticisi haline geldi. Meslektaşlarından farklı olarak ‘plak şirketi’ yerine ‘Uzelli Kaset’ olarak anıldı. 80’ler ve 90’larda, Uzelli Sony Music (o zamanlarki adıyla CBS/Columbia) şirketinin Türkiye temsilcisi oldu. 1994’te Uzelli müzik ve kitap mağaza zincirlerini açarak perakende satış yaklaşımını modernize etti ve endüstride bu alanda da öncü oldu. 2006’dan itibaren teknolojik gelişimin dijital ve mobil alana yönelmesi ile Uzelli Kaset, ailenin ikinci jenerasyon temsilcisi Metin Uzelli tarafından yönetilmekte olan ‘global dağıtımcı’ olarak müzik serüvenine devam etmektedir.

Kayıtları zengin ve geniş bir katalogdan oluşmaktadır. Uzelli kendi müzik prodüksiyonları ve kayıtlarının yanı sıra başka müzik şirketlerinin kayıtlarını lisanslamış ya da kataloglarının haklarını satın almıştır. Şirketin müzik seçkisi dinleyicisinin halk, arabesk, taverna ve Türk sanat müziği’ne olan yüksek ilgisine göre oluşmuştur. Uzelli Müzik, müşterisinin beklentilerini karşılayarak, ender görülen bir çeşitlilikle dini kayıtlardan hikaye ve masallara, 1970’lerden 80’lere uzanan muazzam bir Türkçe kataloğu arşivi oluşturdu. Uzelli’nin büyük kataloğu 1300’ü aşkın albüm ve 500’den fazla sanatçı büyük yıldızların yanı sıra keşfedilmemiş yetenekler de barındırmaktadır."

Son olarak sizleri Zor Beyler grubunun o fantastik ötesi klibi ile başbaşa bırakıyorum. 


5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün 5 şarkılık listemizin konusu Türkiye'nin ciddi anlamda ilk internet dizisi olma özelliğini taşıyan Masum'da çalan şarkılar. Senaryosu ve proje tasarımı Berkun Oya'ya, yönetmen koltuğu 'Çoğunluk', 'Rüzgarda Salınan Nilüfer' gibi kalbur üstü filmlere imza atmış Seren Yüce'ye ait olan Masum; Haluk Bilginer, Nur Sürer, Ali Atay, Okan Yalabık, Tülin Özen, Serkan Keskin, Bartu Küçükçağlayan gibi efsane bir oyuncu kadrosunu da barındırıyor. Özellikle kişisel favorim Nermin karakterine hayat veren Nur Sürer. Dizi Berkun Oya'nın “Bayrak” adlı tiyatro oyunundan 8 bölümlük bir uyarlama, aslında 8 saatlik bir film.

Masum, televizyonda tüm akşam kuşağını kaplayan 2-3 saati bulan, beyin ütüleyen yerli dizileri düşününce bir devrim niteliğinde. Her bir bölümü 45-60 dakika arasında süren dizinin hikayesi tek sezonda tamamlanıyor. Temelinde bir suç draması olarak nitelenebilecek dizi, hareketli bir kurguya, enfes bir jeneriğe, insanı sürükleyen gizemli bir hikaye örgüsüne ve sinema filmi kalitesinde teknik işçiliğe sahip.  Bütün bunlar göz önüne alınınca kaliteli yabancı bir diziden alınabilecek tüm keyifleri içinde barındırıyor ve su gibi akıp gidiyor. Özellikle 3. bölümün açılışı ve 2. bölümde dağ başında yapılan oynama ritüeli şimdiden efsane olan sahneler diyebilirim.

Yerli Netfix olma yolunda hızla ilerleyen Blu Tv'de yayınlanan dizi, özellikle vahşi bir canavara dönen, acımasız çalışma koşullarıyla kendi kurallarını koyan yerli dizi sektörüne bir ayar vererek, yeni bir referans noktası oluşturuyor. Masum elbette bir zirve noktası değil ama gerçekten önemli bir adım. O zaman son söz her zaman olduğu gibi müzikte olsun..

Sezen Aksu - Kaç Yıl Geçti Aradan



Cem Karaca - Sakın Reddetme



Sezen Aksu & Özdemir Erdoğan - Küçük Bir Aşk Masalı



Neşet Ertaş - Gel Yanıma Gel



Emel Müftüoğlu - Deli Et Beni



BONUS: Acid Pauli & Selda Bağcan - Sivas Ellerinde Sazım Çalınır

8.03.2017

Kadınlar Söylüyor


Yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen kocaman bir dünya gibidir kadınlar. Hisli bir yazarın dediği gibi; "Kadınların gülümsemediği bir ülkenin erkekleri cesur olamaz…” O zaman şimdi erkekler sussun ve sadece kadınlar söylesin. Müzik tarihinden bir tutam kadın sesler...


Gossip - Standing In The Way Of Control



Blondie - One Way Or Another



Sleater-Kinney - A New Wave



Bikini kill - Rebel Girl



Siouxsie And The Banshees - Happy House



Savages - Shut Up



ESG - Dance



First Aid Kit - My Silver Lining



Patti Smith - Because The Night

27.02.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Bugün günlerden yeni bir Pazartesi. 5 şarkılık listemizin konusu efsane dizi Black Mirror'ın 3. sezon 4. bölümü 'San Junipero'da çalan birbirinden güzel şarkılar. San Junipero sadece Black Mirror serisinin değil, son yıllarda yayınlanan en iyi dizi bölümlerinden biri olarak akıllara kazınıyordu. Ölümle yaşam arasındaki ince çizgi, ölüm sonrası yaşam, vazgeçilenler, vazgeçilemeyenler, zaman nedir? aşk nedir? bunun gibi akılları kurcalayan onlarca soru. 

Hüzünlü bir şarkıda söylendiği gibi;

Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun
Ne sen yorgun ne de ben yorgun
Kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu...

Müziğin hiç susmaması umuduyla hepinize Mutlu Pazartesiler..


The Smiths - Girlfriend In A Coma



Simple Minds - Don't You (Forget About Me)



Robert Palmer - Addicted To Love



INXS - Need You Tonight



The Bangles - Walk Like an Egyptian



BONUS: Belinda Carlisle - Heaven Is A Place On Earth

Bir şarkı, bir diziye ancak bu kadar yakışabilirdi. Sözün bittiği ve müziğin başladığı son nokta... Sahi hayatın nasıl bir tanımı yapılabilirdi? Sonu bilinmeyen bir yol hikayesi, yalnız başlayan ve yalnız biten bir yolculuk, bir kalp çarpıntısı, kelebekler, kuşlar, şehirler, sokaklar... Ya da sadece koca bir Bulantı...

16.02.2017

The Jesus & Mary Chain - Always Sad


1983 yılında İskoçya’da kurulan post-noise tarzında bir efsane olan The Jesus and Mary Chain 18 yıl aradan sonra geri döneceğini duyurmuştu. 24 Mart’ta yayınlanacak "Damage and Joy" albümünden ilk olarak "Amputation" bizlerle buluşmuştu. Geçtiğimiz günlerde albümden "Always Sad" isimli yeni bir şarkı daha müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Son olarak 1985 tarihli "Psychocandy" ne güzel bir albümdü. Ve bu albümde yer alan, bir filme bu kadar yakışır dediğimiz Lost in Translation filminde bizleri melankoliye boğan Just Like Honey şarkısı...


14.02.2017

ALTERNATİF AŞK ŞARKILARI


Bugün dersimiz "Aşk", konumuz ise; "Başka türlü aşk şarkıları". Ne demiş serseri yazarın biri; "Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez, ama yalnız ve dik durmak için gerçekten çok şey gerekir.." Tüm Kaybedenler Kulübü üyeleri için "Ve Odunu" politikası ile son sözü elbette müziğe bırakıyoruz.

Öyleyse Aşk olsun...  

Babyshambles – Fuck Forever

İngiliz ileri uç serseri ekolünün bir numaralı forveti Pete Doherty ebedi mutluluğun sırrını açıklıyor. Formül basit, fazla duygusallığa girmeden gole dönük atak futbol oynamak. Pete Doherty bu agresif yönünyle, bir dönem Libertines grubunun beyni olarak o dönemin bir diğer ünlü ismi The Strokes ile zengin-fakir rock'cı kavgalarını yapmıştı. Olsun arada kavga iyidir. Arayı sıcak tutar..

Ahmet Kaya – Giderim


Bir dönem ülkemizden çatal, bıçakla kovalanıp, öldükten sonra baş tacı edilen Ahmet Kaya mesajı sert ve çok net veriyor. Senden aldığım ne varsa / Yerine koyar giderim / Ezdirmem sana kendimi / Gövdemi yakar giderim / Beddua etmem üzülmem / Kafama sıkar giderim.





Özlem Tekin – Aşk Her şeyi Affeder mi?

Özlem Tekin evrensel bir konuya parmak basıyor. Cidden soru en kazık yerden geliyor. “Risk Nedir?” sorusundan bile zor bir soru. 90’lı yıllardan bu yana bu soruya şahsen ben bir cevap bulamadım. Siz buyduysanız lütfen beni arayınız. Ayrıca hatalıysam da arayabilirsiniz.

Erkin Koray – Deli Kadın

Yılların usta müzisyeni Erkin Baba; naz, kapris, huysuzluk yapıp, problem çıkarmayı seven dişi denen canlılara mesajı çok net veriyor. Deli kadın / Hiç sen beni / Anlamadın / Sopa mopa / Kar etmiyor / Taş kafana.

Violent Femmes – Fat

Özellikle Çikolata, Eti Puf ve Eti Cin seven hanım arkadaşları unutmayan Violent Femmes grubu şöyle diyor şarkıda: Umarım şişmanlarsın / Çünkü şişmanlarsan eğer / O zaman benim dönmemi istersin / Ben bakmam ne kadar şişkosun, ne kadar sıska / Bana sadece sevecek bir şey ver. Cidden çok samimi ve içten şarkı sözleri. Bu arada bir Biskrem versem döner misin?



Jane Birkin & Serge Gainsbourg – Je t’aime… moi non plus

Serge ve Jane çiftinden bir yatak odası şarkısı. Belki de dünya üzerindeki en erotik şarkı. Katıksız sevişme şarkısı. Jane Birkin “seni seviyorum” diye inlerken, Serge cevap veriyor “ben de seni hiç!”

Sezen Aksu – Git

Aşkın en zor evresi ayrılık kısmıdır. Minik Serçe, bu sarsıcı ve insanı bozguna uğratan duruma el atıyor. Mademki istiyorsun, öyleyse durma git / Beni düşünme, rahat ol, yalnız kalabilirim / Sen de bilirsin, hiçbir acı sonsuza dek sürmez / Hatta her an yeniden sevebilirim. Güzel hoş diyorsun Minik Serçe, ama her an yeniden sevebilirimle olmuyor bu iş cidden. Evet olmuyor…

Esmeray – Unutama Beni

Hatırlarsanız “Eternal Sunshine of Spotless Mind”, eski sevgiliyle ilgili tüm anıları beyninizden silmek konulu nefis bir Michel Gondry filmiydi. Hatta öyle ki Gondry Esmeray’ın bu şarkısını dinlememiş ve filmi yapmaya karar vermiş. Tamam tamam uyduruyorum yok öyle bir şey. Ne diyordu Esmeray “Boğazında düğümlenen hıçkırık olayım / Unutma beni / Unutama beni. Cidden beddua gibi sözler.



Barış Manço – Lambaya Püf  De
Barış Manço’dan gaz lambalı dönemlere ait içinde derin mesajlar barındıran güzel bir eser. Sevişme tansiyonunu yükselten ateşli bir şarkı. Günümüzde şarkı “Hanım şu elektriği bir kapatıver, halvete girelim” şekline döndü, orası ayrı bir konu elbette.

Kesmeşeker – Aşk ve Para
İşte tarihin asla cevap bulamadığı en büyük soru “Aşk mı yoksa paramı” Tam bir kargaşa denklemi; aşklı fakat parasız günler ve paralı fakat aşksız günler ikilemi. Gerçi günümüzde para her kapıyı açar mantığıyla konuyu kısa kesiyorum.

Grup Vitamin – İstanbul’da

Grup vitamin’in bir yandan uzaklardaki sevgiliye mesaj verdiği, diğer yandan İSKİ’ye giydirdiği çalışma. Gittiğin yerler nasıl, bilinmez güzelim / İstanbul’da sular akmıyor / Bu sabah yine her sabah ki gibi sıkıldım İstanbul’dan / Moralim bozuk, cereyan kesik, hele bir de sen yoksun ya, çok yazık. Elbette grubun Aşkın Gözyaşları şarkısı da unutulmamalı. Dönemin meşhur şarkılarından alınan sözlerin Grup Vitamin’in nefis kolajı eşliğinde ortaya çıkan şiirsel eser. Hatırlar mısın bilmem o mahur beste çalar Müjgan ile ben fenalaşırdık. Bu arada Gökhan Semiz cidden çok büyük sanatçıydı.

Juanito – Arkadaşımın Aşkısın

En büyük dostluklar çoğunlukla araya bir kadın girdiği zaman bozulur derler. Bu bağlamda arkadaşının aşkına duyulan sevgi, tarifsiz bir huzursuzluk ve pişmanlık barındırır. Özellikle Türkiye coğrafyasında çok sakıncalı bir konu. Allah muhafaza namus davası ayağına kör kurşunlara gelirsin. O yüzden bildiğin yoldan şaşma, arkadaşının aşkına bakma.



Finali romantik cümlelerle yapalım istedim. Görkemli kaybeden, alkolik serseri Charles Bukowski TRT Ankara Radyosundan sizler için bildiriyor. Esen ve aşkla kalın dostlar.

Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik….


Sevgi


"Binlerce yıllık uygarlığın ardından insanlık hala sevmeyi öğrenemedi."

Vicky Cristina Barcelona

13.02.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Günlerden yeni bir pazartesi ve bu haftaki müzikal yolculuğumuz 90'lı yıllar ile devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda 1990 yılında çıkan albümlerden seçtiğim parçalara yer vermiştim. Bugün durağımız ise 1993 yılı.

Kış artık son demlerini yaşıyor, mevsim yavaştan değişmeye başladı. Yağmurlar ve güzel günlerin umuduyla. Ne güzel demiş Brautigan "O kadar güzelsin ki yağmur başladı." Umut hiç bitmesin, müzik hiç susmasın.

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

Suede - Animal Nitrate

Bir grup düşünün daha ilk albümleriyle önemli müzik dergilerine kapak olmuş, bir medya kasırgasıyla geleceğin starları ilan edilmiş. Suede 1993 yılında çıkardığı ilk albümüyle büyük bir fırtına koparmıştı. The Smiths ve Bowie etkileşimli bol gitarlı, bulanık glam rock bir sound ve grubun cilveli biesexsüel tavırları. Kimilerine göre Suede, ada coğrafyasının grunge etkisine verdiği bir cevaptı. Rüya iyi başladı fakat sonrası muğlak...




The Smashing Pumpkins - Today

90'lı yıllar dendiği zaman benim aklıma gelen ilk isim her zaman Smasking Pumpkins olmuştur. 1993 yılında çıkan "Siamese Dream" ( albümün adı bir rüya halinde yaşamak, insanlar arasında organik bağ anlamına geliyor) grubun lideri Billy Corgan'ın hırsının sonucudur. 1991 yılında çıkan Gish sonrası grup üyeleri arasında çıkan iletişimsizlik sürecinde Billy Corgan tüm ipleri eline alarak bu bir saatlik hard-rock harikasının çıkmasına sebep olmuştu. Albüm çocukluk rüyaları-karabasanları arasında Black Sabbath gücünü, Led Zeppelin dinamiklerini ve Pink Floyd'un psikedelia'sını sunuyordu. Özetle güzel günlerdi.




Nirvana - All Apologies

Bir albüm için en büyük talihsizlik Nevermind gibi rock tarihine damga vurmuş bir albümün ardından çıkmak olurdu. In Utero 1993 yılında yayınlanmasına rağmen, Nevermind'ın ağırlığı altında ezilmedi. Bu noktada ilk albümleri Bleach'teki metal sound'dan kurtulmak isteyen Nirvana ve albümün yapımcısı olan Steve Albini'nin payı büyüktü. Bütün bunlara rağmen albümün ilk versiyonuna plak şirketi Geffen onay vermemişti. Kurt Cobain'in giderek artan uyuşturucu problemi ve Courtney Love ile yaşadığı fırtınalı ilişki albümün çıkmasını geciktirmişti. 




PJ Harvey - Dry

Yine işin içinde Steve Albini'nin olduğu bir başka karanlık albüm. 1993 yılında çıkan "Rid Of Me"  albüm kapağında Polly Jean Harvey'in savrulmuş dağınık uzun saçları, hafiften kapanmış gözleri ve narin omuzları ile buyrun  cenaze namazına der gibiydi. Rid Of Me, PJ Harvey'in ikinci albümü olsada tam anlamıyla yeteneklerini sergilediği ilk albümüdür. Harvey'in vahşi sesi eşliğinde, çıldırmaya ramak kalmış gitarlar, kirli blues riff'leri, çıplak, öfkeli ve samimi bir sound. Fazla söze gerek yok. Rock camiasının nev-i şahsına münhasır kişiliği PJ Harvey...




Björk - Human Behavior

İzlanda Reykjavik'te doğan Björk Gudmundsdottir tıpkı ülkenin nefes kesen doğası gibi başına buyruk bir çocukluk geçirdi. Rüzğarlı mağaralarda başlayan şarkı söyleme sevdası onu daha 11 yaşında kendi albümümünü kaydetmesine itti. Daha sonra çeşitli grupların içinde yer aldı. Bunların içinde en bilineni elbette The Sugarcubes oldu. Grubun yavaş yavaş tanınmaya başladığı bir dönemde 1991 yılında grubu dağıtarak Londra'nın yolunu tuttu. 808 State grubundan tanıdığımız Graham Massey ve prodüktör Nelle Hooper'ın desteğini alarak Debut albümünü çıkardı. Albüm kapağında yer alan o utangaç kız profili, albümün içine girildikçe tüyler ürperten bir sesle tüm dünyaya haykırıyordu: "Ben geldim." 52 dakikalık albüm inişleri-çıkışlarıyla buzlu coğrafyalardan, yağmurlu şehirlere tek yön bir yolculuk biletiydi. Sonrası bildiğiniz gibi; Björk söyledi, dünya onu alkışladı...




BONUS: Levent Yüksel - Med Cezir

1993 tarihli bu ilk albümüyle Levent Yüksel çıtayı o kadar yükseğe taşımıştı ki, zaman içinde bu çıtayı asla aşamadı. Albüm, Sezen Aksu prodüktörlüğünde yayınlanmıştı. Tuana ve Med Cezir hariç tüm parçaların düzenlemesi de rahmetli Uzay Heparı tarafından yapılmıştı. Albümde 10 şarkı vardı ve hepsi birbirinden özel kayıtlardı. Levent Yüksel yine albümler yaptı, şarkılar söyledi. Ama hiç biri bu ilk albüm vuruculuğunda olmadı. İnsanlar konserlerinde hep bu şarkıları duymak istediler. Mezuniyet gecelerinde "Bu Gece Son" şarkısı bir demirbaş oldu. "Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk" eşliğinde yine sevda gözyaşları dökülmeye devam etti. Tuana isimli kızlara aynı isimli şarkı ile serenat yapıldı. Dolunaylı gecelerde Med Cezir şarkısı dinlendi.


3.02.2017

Halay Başı: The Coral


Müzik piyasasında kimi gruplar için ilk albüm sendromu diye gizli bir hastalık var sanırım. Örneğin MGMT, kısmen Interpol ve The Coral bu hastalığa yakalanan aklıma gelen ilk isimler. 1996 yılında martıların sıkıntıdan çığlık attığı, Liverpool yakınlarında bir deniz kasabası olan Hoylake'de kurulan ve 20 yaşın altında 6 arkadaştan oluşan The Coral, albümleri yayınlanmadan önce özellikle "Shadows Fall" şarkısı ile dillere düşmüş, genç kızların gönlüne salıncak kurmuştu.  2002'de ise "The Coral" ismini taşıyan debut albümleri çıkınca geleceğin yıldızları arasında gösterilmeye başlanılmış ve o yıl Mercury Prize adayı olmuşlardı.

The Coral, aslında ilk albümleriyle öyle fizik kanunu gibi yeni bir şey sunmuyordu. Neydi peki o keyifli formül? Özetle bilinen müzikal formları güzel bir kimyayla bir araya getirmek. Albümün geneline yayılmış ska gitarlar, 60'ların neşeli ruhu, The Clash tarzı punk vuruşları arasında renkli, tatlı, akıp giden bir kayıt. Sonrasında ne oldu bilinmez The Coral bu ilk albümün ağırlığı altında ezildi gitti. O beklenen halay başı duruşu bir türlü gelmek bilmedi. Sonrasında çıkardığı albümlerde hep bir yavanlık oldu.

Ama çıkmadık candan umut kesilmez diyerek, beklemeye devam ediyoruz merkez.

Yeni Şarkılar


2017 yılına girmemizle birlikte yeni albüm haberleri gelmeye başladı. 80'li yılların en önemli isimlerinden biri olan Blondie, “Pollinator”ismini taşıyan bol konuklu 11. albümünü 5 Mayıs'ta çıkarıyor. Albümden bizleri selamlayan ilk şarkı ise "Fun" ismini taşıyor.


En son "Singles" isimli muhteşem bir albüme imza atan Future Islands, nisan ayında "The Far Field" ismini taşıyan beşinci çalışmasını çıkarıyor. Albümün ilk single'ı ise "Ran" ismini taşıyor.



2017 yılında yeni albüm çıkaracaklar kervanının bir üyesi de efsane ekip Depeche Mode. Grup 17 Mart'ta "Spirit" isimli bir albüm çıkarıyor. Albümden yayınlanan ilk şarkı ise "Where's The Revolution" ismini taşıyor.

30.01.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Ne diyordu Pessoa 'Huzursuzluğun Kitabı'nda; "Ömrüm boyunca, hayatımı ezen koşulların bazılarından kurtulmak istedim, buna karşılık kendimi benzer başka koşullar tarafından kuşatılmış olarak bulduğum çok oldu, olayların belirsiz örgüsünde bana karşı kesin bir düşmanlık vardı, desem yeri var."

Günlerden yeni bir Pazartesi. 5 şarkılık listemiz için bugün 90'lı yıllara adım atıyor ve 1990 yılında çıkmış olan albümlerden seçtiğim beş şarkıya yer veriyorum..

Sevgiyle, aşkla ve müzikle... Hepinize Mutlu Pazartesiler...

The La's - There She Goes

1990'ların en iyi pop şarkıları listesi yapılacak olursa, The La's grubunun aynı ismi taşıyan albümlerinde yer alan "There She Goes" şarkısı mutlaka yer almalıdır. Bu şarkının bir kıza yazılmış bir aşk şarkısı mı, yoksa üstü kapalı bir uyuşturucu övgüsü mü olduğu yıllarca tartışıldı. Grubun bu albümü çıkarması tam dört yıl sürdü. Solist ve şarkı sözü yazarı Lee Mavers hırçın, kavgacı ve mükemmeliyetçi bir adamdı. Zaten bu albüm onların ilk ve son albümleri oldu. Hatta yıllar sonra Lee Mavers'a bu albüm hakkında görüşleri sorulduğunda 'nefret ettiğim, boktan bir çalışma oldu' demişti. 




Depeche Mode "Enjoy The Silence

Mart 1990'da Depeche Mode 'Violator' isimli yeni bir albüm çıkardı ve Los Angeles'taki Wherehouse Records müzik marketinde düşük katılımlı olacağı tahmin edilen imza gününe tam 30.000 hayran geldi ve bunların 5'i hastanelik oldu. O albümde yer alan 'Enjoy The Silence' grubun en büyük uluslararası hiti oldu. Fazla söz gerek yok sanırım.



Happy Mondays - Kinky Afro

Happy Mondays'in 1990 tarihli 'Pills N'Thrills And Bellyaches' albümü İngiltere listelerine 1 numaradan giriş yaptı. Albümün ismi grubun gece hayatı ve uyuşturucu temalı yaşamlarına bir gönderme yapıyordu. Peki albümde neler vardı.  Özetle; kirli endüstriyel funk ritimleri, latin, caz ve hip hop etkileri ile modern hayat, uyuşturucu, seks, şiddet, sokaklar ve serseriler hakkında Shaun Ryder'ın çarpık sesinden şarkılar. Zaten kafası hep iyi olan Happy Mondays'in çılgın elemanı Bez ne diyordu; "Başarımızı ecstasy'ye borçluyuz, birdenbire herkese anlamlı gelmeye başladık." Kaybolmuş yılların, kayıp çocukları Happy Mondays. Listemizde yer alan Kinky Afro şarkısında kendine acıyan kaçak babayla onu küçümseyen oğlu arasındaki konuşmaya yer verilir..



Sonic Youth - Dirty Boots

Sonic Youth denince hep aklıma 31 Mayıs 2005'de iptal edilen Sonic Youth Ankara konseri gelir. Sen biletini al, bir gün önce İstanbul'da sahneye çıkan grubu bekle ve sonra yeterli ilgi olmadı diye konseri iptal et. Hala çok kızgınım evet. Dünya gözüyle bu nimetten beni mahrum bırakanları gerekli yerlere havale ediyorum. Sonic Youth hakkında ne söylenebilir ki? 1981 yılında New York'ta bir araya gelen ekip, Velvet Underground'tan esinlenerek kendileri özgü bir müzikal yol belirlediler. Grubun 1990 yılında çıkan "Goo" albümü, büyük bir plak şirketinden çıkan ilk albümleri oldu. Fakat öyle deli gibi satmadı. Koyu Sonic Youth hayranları Daydream Nation albümünü hep bir adım önde tutsada Goo underground bir rock grubunun büyük bir plak şirketine geçip de ruhunu muhafaza etmesi açısından önemlidir. 




Ride - Vapour Trail


Doksanlı yılları güzel yapan shoe-gazing akımının öncülerinden rüya gibi bir isim Ride. Dört genç Oxfordshire'lı 1990 yılında Nowhere'ı çıkardı. Aslında o yıl tam bir çıkarma yılı olmuştu. Nelson Mandela hapisten, Demir Leydi Thatcher da hükümetten çıkarılmıştı. Albüm yüksek oktanlı, çılgın gitarların ağladığı, birbirinden güzel destansı şarkılarla bezenmiş bir duygusallar cumhuriyeti gibiydi. Peki yıllarca tşörtleri süsleyen o muhteşem albüm kapağına ne demeli. Mavi- yeşil bir denizdeki, güzel olduğu kadar da tehlikeli görünen sert bir dalga. Şimdi sessizce dağılabiliriz..

29.01.2017

Adalet!


"Afrika'da bir anne çocuğuna, 'tabağını bitir' diye bağırana kadar dünyanın bütün tabaklarını kırmak istiyorum."

Morgan Freeman

17.01.2017

Az Az


"Az az ölüyoruz her gün, yağmurdan havadan bahseder gibi."

Cahit Zarifoğlu

16.01.2017

5 PAZARTESİ ŞARKISI


Koskoca bir yılı daha iyisiyle, kötüsüyle devirdik diyeceğim ama aslında 2016 yılından aklımızda kalan çok iyi şey yok. Ortadoğu coğrafyasında savaşlar, ölümler, kirli hesaplar ve ülkemizin yaşadığı can sıkıcı durumlar. Bugün 5 şarkılık listemizde geride kalan 2016 yılına göz atıyoruz. Geçen sene yayınlanan yerli ve yabancı albümlerden beğendiğim tam 12 şarkı. Dikkat bu bir kişisel listedir diyerek umutla, sevgiyle güzel günlere koşalım istiyorum. Bir bilgenin dediği gibi  "Bu dünya tepetaklak ve bakalım onu ters çevirebilecek miyiz, onu deniyoruz."

Umut hiç bitmesin, müzik hiç susmasın... 

Hepinize Mutlu Pazartesiler...

YABANCI ŞARKILAR:

Radiohead - Burn The Witch



The Growlers - I'll Be Around



Michael Kiwanuka – Black Man in a White World



Explosions In the Sky - Disintegration Anxiety



Nick Cave and The Bad Seeds - Jesus Alone



BONUS: David Bowie - Lazarus



YERLİ ŞARKILAR

Jakuzi - Koca Bir Saçmalık



Gaye Su Akyol - Eski Tüfek



Kalben - Aramızda



In Hoodies - Be All You Feel



Hedonutopia - Lasido



BONUS: Cihan Mürtezaoğlu - Bu Bir Yağmur Mu?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...